ANASAYFA KONU ARA FOTO GALERİ VİDEOLAR ANKETLER SİTENE EKLE RSS KAYNAĞI İLETİŞİM

Facebook Twitter Sayfamız

       

facebook sayfasımız

1-Nefs-i emmare

1-Nefs-i emmare

Tarih 23 Haziran 2011, 11:32 Editör A.KARUL

Nefs, gayr-i meşrû arzularını yapmaya hâkim ise emmâredir. Yusuf sûresinde, “Şüphesiz ki nefs, kötülüğü son derece emredicidir.” (Yusuf, 53) şeklinde mübalağa ile gelmiştir. Nefs, gayr-i meşru arzu ve isteğinin tesirinde mağlup olarak münkeri işliyor ve fiilin yasak olduğunu da biliyorsa bu nefs, emmâredir. Mesela kumar oynamanın, şarap içmenin haram olduğunu bildiği halde bunları işlemek gibi.

 

Nefs-i emmare, günah-ı kebaire irtikabiyle me'luf olur. Feraiz-i İlahiyye'yi terk eden kalp nur-ı ilahiden mahrum olup zulmette kalır. Kalbine havf-i ilahi gelmez.
O kimse kötülüğü arzu edip günah işlemekle muhakkak zarar görüp haib ve hasir kalıp mahrum ve hüsran olmuştur.

Nefs-i emmare ayet-i kerimede mübalağa sigası ile "emmaretün" şeklindedir. Kötülüğü şiddetli emreden manası vardır. Nefs-i emmarenin seyri ilallah olup Allah celle celaluhu'nadır. Alemi, şehadet alemidir. Mahalli, sadrdır. Hali meyildir. Dayanağı şeriattır.

Nefsin sıfatları gayrimeşru isteklerini yerine getirmek için Hakk'ın emirlerine uymayan, men ettiklerini fütursuzca yapan, şeytana uyan, keyfine, zevkine, günaha düşkün olan cühela, süfeha ve erbab-ı measinin nefsinin sıfatlarıdır.

Nefs-i emmare, echel-i eşya, aduvv-i ekber olup sinn-i kemale ermemiş etfal-i tarikdir. Himmet ve gayreti kendi nefsini helak etmek içindir.

Onun arzusu veliyün-niam olan Hz. Allah celle celaluhu'na karşı masiyet ve kendisine düşman olan şeytana itaattir. Nefis haddi zatında ahkam-ı şer'iyyeyi münkir ve bittabi Hakk'ın emr-i hilafına hakimdir. Çünkü tekalif-i ilahiyyenin icrası nefse pek ağır gelir.
Bu sebepten tezkiye-i nefs, tasfiye-i kalp zaruri olup tezkiye olmadıkça insanda yakin halinin zuhuru güç olur. Huzur, saadet ve felaha ancak nefs tezkiyesi ve kalp tasfiyesinden sonra erişilir. Suri olan imanın durumu safra hastalığına duçar olan kimse gibidir.
Onun vicdanı nebatın lezzetinin hilafına şahit olur. Balın halavetini tadan insanın ancak o zaman safra hastalığından kurtulması mümkün olur. İnsan günahlardan kurtulmak için ancak nefis tezkiyesi ile mutmain olduktan sonra hakikat-i iman suret ve kuvvet bulur.
Ve vicdani olur ki bu kısım iman mahfuzdur. Elbette bu marazın idrakine akl-ı mead olmak gerekir. Yoksa akl-ı meaşın endişesi kısa ve fikri nakıs olduğundan zahiri noksan, batından bihaberdir. Çünkü akl-ı maaş mergub (rağbet edilmiş) ağniya ve erbab-ı dünyadır.
Zamir-i kasirü'l nazardır (kısa görüşlü). Akl-ı maad ise hadidü'l basardır (keskin bakışlı, akıllı). Onların nasibi ise, enbiya ve evliyadır.

Cenab-ı Hak buyuruyor ki: "(Bununla beraber) nefsimi temize çıkarmıyorum. Çünkü nefis aşırı şekilde kötülüğü emreder; Rabbim acıyıp korumuş başka. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayan, pek esirgeyendir. " 382


Nefsin efsununa ve mekrine aldanma ki nefis iki başlı ejderhaya benzer, seni helak eder. Aklını başına al ve bunu ganimet bil ki Rahmet kapısı açıktır. Tevbe, bineği acaip bir binektir ki bir lahzada insanı zeminden feleklere yükseltir.

Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Senin düşmanlarının en düşmanı, en şiddetlisi iki tarafın arasında bulunan nefistir." 383

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: "Ancak tevbe ve iman edip iyi davranış ta bulunanlar başkadır; Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir. " 384

Sıdk ve ihlas ile ve bir daha işlememek şartı ile tevbe edenlerin tevbesi kabul edileceği gibi seyyieleri hasenata tebdil olunacaktır.

Peygamber Efendimiz sallallahu aleyhi vesellem ashab-ı kiram ile bir gazveden gelmişlerdi. Buyurdular ki: "Hayırlı bir geliş geldiniz. Küçük cihaddan büyük Cihada geldiniz." Dediler ki: "Büyük cihad nedir ya Rasullallah?" Peygamberimiz cevaben şöyle buyurdular: "Kulun nefsi ve hevası ile cihad etmesidir.385

Nefs tezkiyesi için yapılan riyazatın dört esası vardır:

Az yemek (kıllet-i taam) az uyumak (kıllet-i nevm) az konuşmak (kıllet-i kelam ve halvet.

1- Az yemek (kıllet-i taam): İnsan nefsini azdıran şeylerin başında yeme içmede sınır tanımamak gelir. Yemek ve içmekten başka nimet bilmeyenin ilmi az, sıkıntısı çok olur. İrfan ehli kişiler az yemek ve az içmekle vücuttaki faydasız şeyleri atarlar. İnsanın ama sufli duyguları harekete geçiren yeme ve içme peşinde koşmak değil ulvi duygulara yardımcı olacak kadar yemektir. Nitekim Kur' an' da:

"Yiyiniz, içiniz israf etmeyiniz. Çünkü Allah israf edenleri sevmez" 386 buyurulur.

Hazret-i Peygamber ve ashabının çoğu zaman oruçlu bulunmaları, tasavvuf ve tarikat ehli için dayanak olmuştur. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem "İnsanoğlu karnından daha kötü bir kap doldurmamıştır. İnsana belini doğrultacak birkaç lokma yeter" 387 buyurmaktadır.

2- Az uyumak (kıllet-i nevrn): Az uyumak Allah' a dönüşün ifadesidir. Çünkü uyku organları tembelleştirir. Az uyumak ise, kalbi cilalandırır nurlandırır. Az uyumak açlık ve az yeme sonucu elde edilir.

Cenab-ı Hak Teala peygamberimiz hakkında şöyle buyuruyor: "Böylece Allah, senin geçmiş ve gelecek günahını bağışlar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni doğru bir yola iletir. 388

Hazret-i Peygamberin gelmiş geçmiş bütün günahlarının bağışlandığı halde gece az uyuyup kalan zamanını ibadetle geçirmiş ve bunu şükredici bir kul olarak yaptığını ifade buyurmuştur.

Kur' an' da geceleyin yatağından kalkıp Rablerine korku ve ümitle dua edenler övülür. Rasulullah Efendimize teheccüd namazı emredilmiştir.

Peygamberimiz ise, teheccüd namazını ümmetine tavsiye etmiştir. Az uyumak hem bedene hem de ruha rahatlık verir. Uykuda ölçü vücudun dinlenmesine yetecek kadar olanıdır; vücuda eziyet olacak bir uykusuzluk değil.

3- Az konuşmak (kıllet-i kelam): Konuşmak insanın faziletidir. Fazlası ziyan, azı vakar ifadesidir. Az konuşan kınanmadığı gibi itibarı da çok olur. Çok konuşmak kişinin ayıplarını ortaya koyar ve küçültür, dilini tutanın günahları az, kalbi rahat olur.

Ukbe bin Amir, Rasul-i Ekrem'e ahirette felahın çaresini sorduğunda şu cevabı almıştı: "Dilini tut, evin geniş olsun ve günah ve hatalarına ağla." 389

Allah insana iki kulak bir ağız verdiğine göre insanın iki dinleyip bir söylemesi esastır. Kur'an'ın ilk emri "oku" olduğuna göre konuşmak değil ilme sarılmak gerekir.

4- Halvet (Uzlet) ve Çile: Halvet tasavvuf ıstılahında tarikata giren bir müridin muayyen bir zaman sonra şeyhinin emriyle insanlardan uzaklaşarak tekkelerin çilehane veya halvethane denilen özel bir bölümlerinde de inziva hayatı yaşaması, kendini Hakka vermesidir.

Halvetin gayesi kalpten masivayı çıkarmaktır. Gönlü ağyardan temizlemek Hakk'ın sayısız nimetlerini düşünüp şükretmektir. Halvet ve çilenin kırk gün olmasının Kur' an ve Sünnet'ten mesnedleri vardır.

Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: (Bana ibadet etmesi için) Musa'ya otuz gece vade verdik ve ona on gece daha ilave ettik; böylece Rabbinin tayin ettiği vakit kırk geceyi buldu. 390

İbnu Abbas radıyallahu anhüma anlatıyor: "Rasulullah aleyissalatu vesselam buyurdular ki: "Kim kırk sabah Allah'a ihlaslı olursa kalbinden lisanına hikmet çeşmeleri akmaya başlar." 391

"Kulum bana bir karış yaklaşırsa ben de ona bir arşın yaklaşırım; o bana bir arşın yaklaşırsa ben de ona bir kulaç yaklaşırım; o bana yürüyerek gelirse ben ona koşarak varırım." 393


382 Yusuf Suresi, Ayet 53

383 Kenzul Hakaik, Beyhaki

384 Furkan Suresi, Ayet 70

385 El Hatib, tarihinde, Cabir radıyallahu anh'dan rivayet etti.

386 Araf Süresi, Ayet 31

387 Hadis-i Tirmızi

388 Fetih Suresi, Ayet 2

389 Hadis Buhari

390 Araf Suresi Ayet 142

391 Cami'us Sagır, Feyzu'l kadir 6

393 Müslim, İbni Mace, Edep: 58

Kaynak: Marifet-i İlahiyye Tarikat-ı Aliyye; Sayfa (259-260-261-263-264-267)

Bu haber 4446 defa okunmustur.

Nefis ve Mertebeleri

Beyazıd-ı Bistami Hazretlerinin nefsi ile mücadelesi

On iki sene nefisimin ıslahı için çalıştım. Nefsimi riyazet, nefsin arzularını, yapmamak körlüğünden mücahede, nefs...

Nefis Terbiyesi

Mahmud Esad Coşan Hoca’dan NEFİS TERBİYESİ
A.KARUL A.KARUL
NAMAZA BAŞLAMAK İSTİYORUM AMA ...? OKU
Meçhul Yazar Meçhul Yazar
Bir aşk hikayesi!
Taner ERDOĞAN Taner ERDOĞAN
Müstehcen NOTLAR - Kimi kandırıyoruz ?
Emrecan Er Emrecan Er
BENLİK DUYGUSU!

E-BÜLTEN ÜYELİĞİ

         

E-mail listemize adresinizi
ekleyin son eklenen 
konulardan haberdar  olun

_SAAT_

NAMAZ VAKİTLERİ

ANKET

Kuran-ı Kerim'i hangi sıklıkla okuyoruz?






Tüm Anketler

Bu sitenin içeriği titiz çalışmalar ile hazırlanmaktadır. Kaynak gösterilmesi şartı ile çoğaltılabilir.
RSS Kaynağı | Yazar Girişi | Yazarlık Başvurusu

Altyapy: MyDesign Haber Sistemi